Likya Doğa Koruma Rehberi: Milli Parklar ve Koruma Alanları
Likya Doğa Koruma rehberi, Işık Ülkesi’nin doğasını korumak için oluşturulan milli parkları, özel çevre koruma bölgelerini ve diğer koruma alanlarını tanıtır. Toros zirvelerinden kıyı kumsallarına ve deniz çayırlarına kadar bölgenin önemli bir bölümü yasal koruma altındadır. Bu alanlar, dünyada yalnızca Likya’da yaşayan bitkilerin, nesli tehlike altındaki deniz kaplumbağalarının ve Akdeniz fokunun yaşam alanlarıdır.
Bu sayfada koruma statülerinin ne anlama geldiğini, bölgedeki başlıca koruma alanlarını, korunan türleri ve bu alanları ziyaret ederken uymanız gereken kuralları bulacaksınız.
📌 İçindekiler
- Likya’nın Doğası Neden Önemli?
- Koruma Statüleri Ne Anlama Gelir?
- Milli Parklar
- Özel Çevre Koruma Bölgeleri
- Diğer Koruma Alanları
- Korunan Türler
- Ziyaretçi Kuralları
- Sıkça Sorulan Sorular
- Kaynaklar
Likya Doğa Koruma: Bölgenin Doğası Neden Önemli?
Likya, dünyanın en önemli biyoçeşitlilik bölgelerinden biri olan Akdeniz Havzası “sıcak noktası” içinde yer alır. Kısa mesafede denizden 3000 metreyi aşan zirvelere yükselen arazi, birbirinden çok farklı yaşam alanlarını bir araya getirir. Kireçtaşı dağların yalıtılmış zirveleri ve vadileri ise pek çok endemik türün evidir.
Bölgedeki bazı alanlar, Doğa Derneği’nin Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları envanterinde de yer alır. Bunlardan ikisi Beydağları ve Kaş-Kalkan kıyılarıdır. Caretta caretta ve Akdeniz foku ise Türkiye’nin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi kapsamında korunan türlerdir.

Koruma Statüleri Ne Anlama Gelir?
- Milli Park: Doğal ve kültürel değerleri bir arada koruyan geniş alanlar. Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilir.
- Tabiat Parkı: Doğal güzelliği ve dinlenme olanaklarıyla öne çıkan, ziyaretçiye açık korunan alanlar.
- Tabiatı Koruma Alanı: Bilimsel ve doğal değeri nedeniyle sıkı korunan alanlar.
- Tabiat Anıtı: Anıt ağaçlar gibi tek tek korunan doğal varlıklar.
- Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK): Ekolojik açıdan önemli kıyı ve deniz alanları. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yönetilir. Yapılaşma ve faaliyetler sıkı kurallara bağlıdır.
Milli Parklar
Beydağları Sahil Milli Parkı (Olimpos-Beydağları Milli Parkı): 1972’de kurulan park, yaklaşık 34.000 hektarlık alanıyla Antalya’nın güneybatısındaki Sarısu’dan Gelidonya Burnu’na kadar uzanır. Phaselis, Olympos ve Idyros antik kentleri, parkın en yüksek noktası Tahtalı Dağı ve sönmeyen alevleriyle Yanartaş bu parkın içindedir. Parkta 865’ten fazla bitki türü kaydedilmiştir ve bunların bir kısmı endemiktir.
Saklıkent Milli Parkı: 1996’da kurulan park, Fethiye ile Kaş arasındaki Saklıkent Kanyonu’nu korur. Yaklaşık 18 kilometre uzunluğundaki kanyonun derinliği yer yer 300 metreye ulaşır. Kanyonun yalnızca girişi ziyaretçilere açıktır; derin bölümleri deneyimli kanyon yürüyüşçüleri içindir.
Özel Çevre Koruma Bölgeleri
- Fethiye-Göcek ÖÇK: Adalarla dolu Fethiye Körfezi’ni, koylarını ve kıyı ekosistemini korur.
- Patara ÖÇK: Antik kent, uzun kumsalı ve kumulları ile Caretta caretta’nın en önemli yuvalama alanlarından birini korur. Kumsal, yuvalama mevsiminde geceleri ziyaretçilere kapalıdır.
- Kaş-Kekova ÖÇK: Hem karadaki hem de su altındaki ekosistemi korur. Akdeniz fokunun görüldüğü kıyılar ile su altı arkeolojik alanları bu bölgededir. Batık kalıntıların çevresinde yüzmek, dalmak ve demirlemek yasaktır.
Diğer Koruma Alanları
- Ölüdeniz Tabiat Parkı: Ölüdeniz Lagünü ve çevresini korur. Girişi ücretlidir.
- Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı: Elmalı’da, yaklaşık 15.900 hektarlık alanıyla Türkiye’nin en önemli sedir ormanlarından birini korur. Alanda tabiat anıtı olarak tescil edilmiş yaşlı ağaçlar da bulunur.
- Kelebekler Vadisi: Dik kayalıklar arasındaki vadi, doğal değerleri nedeniyle koruma altındadır.
Korunan Türler
- Deniz kaplumbağaları: Patara ve Çıralı, Caretta caretta’nın Akdeniz’deki önemli yuvalama kumsalları arasındadır.
- Akdeniz foku: Nesli tehlike altındaki bu memeli, Kaş-Kekova kıyılarının mağaralarını sığınak olarak kullanır.
- Likya semenderleri: Neredeyse yalnızca Likya dağlarında yaşayan, her biri çok küçük alanlara sıkışmış semender türleri.
- Orkideler: Bölgede onlarca orkide türü yetişir. Kaş orkidesi gibi bazıları dünyada yalnızca burada bilinir.
- Dağların sakinleri: Yaban keçisi, nadir görülen karakulak ve kaya kartalı.
Bölgeye özgü türler için Likya’nın Endemik ve Nadir Türleri yazımıza, bitkiler ve hayvanlar için Likya Florası ve Likya Faunası sayfalarımıza göz atabilirsiniz.
Ziyaretçi Kuralları
Koruma alanlarında bitkiler, hayvanlar, taşlar ve antik kalıntılar yasayla korunur.
- Ateş: Orman yangınları bölgenin en büyük tehdididir. Ormanda ateş yakmayın, sigara izmaritini yere atmayın.
- Gece kumsal yasağı: Mayıs–eylül arasında Türkiye’deki deniz kaplumbağası yuvalama kumsallarına gece girmek yasaktır ve yüksek para cezası vardır. Likya’da Patara ve Çıralı bu kumsallar arasındadır.
- Bitki ve hayvan toplamak: Bitki koparmak, soğan sökmek ya da hayvanları yerinden almak yasaktır. Orkide ve endemik bitkileri izinsiz toplamanın cezası çok yüksektir.
- Kamp: Yalnızca belirlenmiş kamp alanlarında kamp yapın.
- Drone: Koruma alanlarında ve ören yerlerinde drone uçurmak izne tabidir.
- Denizde: Demirini deniz çayırlarına atmayan tekneleri tercih edin. Fok mağaralarına girmeyin.
- Sessizlik ve atık: Yaban hayatını rahatsız etmeyin, çöpünüzü geri götürün.
Daha fazla öneri için Sürdürülebilir Gezi ve Etik Rehberi’mize göz atabilirsiniz.
Bu kurallar bir yasaklar listesinden ibaret değil. Likya’nın doğası, bu kurallara uyan her ziyaretçiyle biraz daha uzun yaşar.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Milli parklara giriş ücretli mi?
Bazı milli park, tabiat parkı ve ören yerlerine giriş ücretlidir. Güncel ücretler için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün ve muze.gov.tr’nin sayfalarına bakabilirsiniz.
Koruma alanlarında kamp yapılabilir mi?
Yalnızca belirlenmiş kamp alanlarında. Kaplumbağa yuvalama kumsallarında gece kalmak ve kamp yapmak yasaktır.
Kumsala gece neden girilmiyor?
Caretta caretta kaplumbağaları geceleri kumsala çıkıp yumurta bırakır, yavrular da geceleri denize koşar. İnsan varlığı ve ışık hem anneleri hem yavruları rahatsız eder. Bu yüzden yuvalama kumsallarına mayıs–eylül arasında gece girmek yasaktır.
