Lycian Salamander

Likya Semenderi

Likya Semenderi, yalnızca Likya’nın kireçtaşı dağlarında yaşayan ve yavrularını canlı doğuran bir semender. İlk kez bir antik kentin kalıntıları arasında bulunan bu canlının hikâyesi, türleri ve onu bekleyen tehditler.

Taşların Arasında Saklı Bir Miras

Likya Semenderi, yağmurlu bir kış gecesinde kireçtaşı kayaların arasından çıkan, parlak renkli, küçük bir canlıdır. Dünyada yalnızca Likya’nın dağlarında ve kıyıya yakın birkaç adada yaşar. Yavrularını yumurta yerine canlı doğurur ve yaşamını suya bağlı olmadan sürdürür. Bu, amfibiler arasında son derece nadir görülen bir özelliktir.

Bu yazıda Likya Semenderi’nin bir antik kentin kalıntıları arasında başlayan keşif hikâyesini, türlerini, yaşam biçimini ve onu bekleyen tehditleri bulacaksınız.

📌 İçindekiler

Likya Semenderi Nedir?

Likya Semenderi, bilim dünyasında Lyciasalamandra adıyla bilinen bir semender cinsinin genel adıdır. Cinsin adı da Likya’dan gelir. Bu cinsin türleri neredeyse yalnızca Türkiye’nin güneybatı kıyısındaki kireçtaşı dağlarda, Marmaris’ten Alanya’ya uzanan dar bir şeritte ve karşıdaki birkaç Yunan adasında yaşar. Likya, bu şeridin kalbidir.

Likya Semenderleri ince yapılı, 10–15 santimetre boyunda canlılardır. Renkleri türden türe değişir: kahverengi, bakır, pembemsi ya da siyah sırtlarında açık lekeler olabilir. Derilerindeki salgılar zehirlidir. Parlak renkleri, yırtıcılara “beni yeme” uyarısıdır.

Likya Semenderi: kireçtaşı kayalar arasında, nemli bir kış gecesinde bir semender.

Bir Antik Kentte Başlayan Keşif

Likya Semenderi’nin bilimsel hikâyesi bir antik kentte başlar. Bilinen ilk tür, 1891’de Avusturyalı zoolog Franz Steindachner tarafından tanımlandı. Örnek, “Dodurga Asarı”ndan, yani bugünkü Dodurga köyü yakınlarındaki antik Sidyma kentinin kalıntıları arasından toplanmıştı.

Türe verilen luschani adı, büyük olasılıkla Felix von Luschan’ı onurlandırır. Luschan, 1880’lerde Likya’da kazı ve araştırma yapan Avusturyalı keşif heyetlerinin üyesiydi. Yani Likya’nın semenderi, bilim dünyasına bölgenin antik kentlerini araştıran bir arkeolojik heyetin yolculuğu sırasında tanıtıldı.

Türleri ve Yaşadıkları Yerler

Bugün bu cinste birkaç tür ve çok sayıda alttür tanımlanmıştır. Her biri kendine ait, birbirinden ayrı küçük bir alanda yaşar:

  • Dalaman ile Fethiye arası: Lyciasalamandra fazilae. IUCN’ye göre nesli tehlike altındadır.
  • Patara ile Demre arası: Lyciasalamandra luschani, ilk tanımlanan tür. Karşıdaki Meis (Kastellorizo) adasında da bulunur. Finike çevresinde ayrı bir alttürü vardır.
  • Kemer ile Tekirova arasındaki kıyı dağları: Lyciasalamandra billae. Bazı alttürlerinin tüm yaşam alanı birkaç kilometrekareden ibarettir ve ciddi tehlike altındadır.
  • Antalya çevresi: Lyciasalamandra antalyana.
  • Likya’nın dışında: Marmaris çevresinde L. flavimembris, Alanya çevresinde L. atifi, Yunanistan’ın Kerpe (Karpathos) adasında L. helverseni yaşar.

Bu türler arasındaki farklar, binlerce yıl boyunca birbirinden ayrı dağlarda ve vadilerde yaşamalarından kaynaklanır.

Yaşam Biçimi

  • Gece ve kış canlısı: Likya Semenderleri gece etkindir ve en çok nemli kış aylarında, kabaca kasımdan nisana kadar ortaya çıkar. Özellikle yağmurlu gecelerde ve yağmurdan sonra görülürler.
  • Kurak yaz: Sıcak ve kurak yazı kireçtaşı çatlaklarında, taşların altında ve yer altında geçirirler.
  • Canlı doğum: Çoğu amfibi yumurtalarını suya bırakır. Likya Semenderleri ise yavrularını 5–8 aylık bir gebelikten sonra canlı ve tam gelişmiş olarak doğurur. Dişiler genellikle iki yavru doğurur. Bu sayede üremek için suya ihtiyaç duymazlar, bu da kurak Akdeniz dağlarında yaşamalarını sağlar.
  • Erkeklerin işareti: Erkeklerin kuyruklarının üst kısmında, gövdeye yakın yerde küçük, çıkıntılı bir “diken” bulunur. Bu yapı çiftleşme davranışında rol oynar.

Neden Bu Kadar Hassas?

  • Küçücük alanlar: Bazı alttürlerin dünyadaki tüm yaşam alanı birkaç kilometrekaredir. Tek bir inşaat, yol ya da yangın bütün bir alttürü yok edebilir.
  • Yaşam alanı kaybı: Kıyıdaki yapılaşma, taş ocakları ve yollar, semenderlerin yaşadığı kayalık yamaçları parçalar.
  • Orman yangınları: Yaşam alanı küçük ve yavaş üreyen türler için büyük yangınlar yıkıcıdır.
  • İklim değişikliği: Kışların kısalması ve kuraklaşması, neme bağımlı bu canlıların etkin olabildiği dönemi daraltır.
  • Toplama: Nadir ve renkli olmaları, onları toplayıcılar için hedef haline getirebilir.

Nasıl Koruyabiliriz?

Likya Semenderi’ni korumak, onu rahat bırakmakla başlar:

  • Dokunmayın, almayın: Semenderleri elinize almayın, yerinden oynatmayın, asla evinize götürmeyin. Derilerindeki salgılar da zehirlidir.
  • Taşları yerinde bırakın: Semender aramak için taşları kaldırmayın. Kaldırdıysanız aynı şekilde geri koyun.
  • Yer paylaşmayın: Bir semender görürseniz fotoğrafını çekebilirsiniz, ama yerini paylaşmayın.
  • Yangına dikkat: Ormanda ve kayalık yamaçlarda asla ateş yakmayın.

Bölgeye özgü diğer türler için Likya’nın Endemik ve Nadir Türleri yazımıza, tüm ilkeler için Sürdürülebilir Gezi ve Etik Rehberi’mize göz atabilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Likya Semenderi zehirli mi?

Derisindeki salgılar zehirlidir ve yırtıcılara karşı bir savunmadır. İnsan için tehlikeli değildir, ama semenderi elinize almayın; elinize dokunduysa gözünüze sürmeyin ve yıkayın.

Likya Semenderi’ni nerede ve ne zaman görebilirim?

Nemli kış aylarında, yağmurlu gecelerde kireçtaşı kayaların arasında görülebilir. Ama onu korumak için yaşadığı yerleri paylaşmıyoruz.

Neden “semender” deniyor, kertenkele değil mi?

Hayır. Semenderler kertenkele gibi görünse de sürüngen değil, kurbağalar gibi amfibidir. Derileri pullu değil, nemli ve pürüzsüzdür.

Kaynaklar